Merhaba;
Yoğun geçen bir haftanın sonuna nihayet geldik. Hafta içi bir türlü ayarlayıp yayın hazırlayamadım. Bugün de sabahın erken saatlerinden bu yana picasadan fotoğraf aktarmaya çalışıyorum, olmuyor. Picasa3 indirdiğimden bu yana bloggerda yayınla butonum işe yaramıyor. Bu konuda bilgisi olan varsa ve paylaşırsa çok memnun olurum. Zaten google+ la da aram hiç iyi değil ama oradan aktarmalı ancak bloğa taşıyabildim fotoğrafları.
Yeleğimin kalıbı burda dergisi aralık 2012 sayısından. Ben cepleri yapmadım. Tela kalmamıştı, kumaş zaten kalın dokuma. Telasızken o cebe bulaşmak akıl karı değildi. Üşendim de tamam, evet :))
manto için diktiğim seyyar yakayı yelekle de kullanabiliyorum. Bu arada yakayı tutturmak için yakaya örme brit ilikler yapıp mantoda karşılıklarına düğme dikmiştim ama giyip çıkarırken mantodaki düğmeler saçlarıma takılıyor, söktüm ben de geri. Henüz yeni bir işlem yapmadım ama çıt-çıtla içten tutturmayı düşünüyorum. Takılmaz diye düşündüm çıt-çıt, deneyelim bakalım.
Etek uçları, telasız olduğundan jilet gibi durmuyor tabi.
Pervazı ütülerken çok az öne çekerek ütüledim. İnce biye varmış gibi duruşu gözüme daha güzel göründü. Tahmin edeceğiniz üzere, önce kötü ütülemekten oluşan durumun, fırsata çevrilmiş hali bu :)
Düğmeler, mantoyla aynı düğmenin bir boy küçüğü. Mantonun parçalı iliklerinde zorlanınca bunda sadece makine marifetiyle ilikleri açtım.
Arkadan görüntüsü de böyle işte. İki pensle bedene oturuyor. Şimdi sırada, geçen yıl, tam bir acemi cesaretiyle diktiğim manto var. "Bunları yapmayın!" uyarısıyla gelecek yazısı :)
Dikiş periniz yanınızda olsun! Sevgiler :)


