Merhaba sevgili dikişseverler :)
Perim de perim diye fazla tutturmuş olmalıyım ki geldi benimki :) Geçtiğimiz hafta sonunu oldukça verimli geçirdim diyebilirim.
En son, daha önce
diktiğim ama sevgili yeğenciğim tarafından el konan triko bluzdan dikiyordum kendime. Alt ucunu kıvırma aşamasına gelmiştim. Artık nasıl bir kendinden geçme halinde dikiyorsam sol elimde bir acı hissiyle kendime geldim. Elimi çekip nereloloyor!? diye bakmak istedim ama elim gelmedi! Ben elime gittim o gelmeyince, nasıl gelsin etek ucuna dikmişim orta parmağı! Hayır yakışmaz da orda öyle bir parmak kenarı :)
Neyse uzatmayayım neler olduğunu algıladığım o anda hem adrenalin konsantrasyonumdaki artışla titremeye başlamam ve aynı zamanda hiç ummadığım bir soğukkanlılıkla iğneyi makineden ayırıp sonra parmağımdan çıkarmam rüya gibi bir süreçti. İğnenin asıl parçasını üstten çektim aldım ama altta küçücük iğne ucu duruyor , kırılmış içeride. Kimseye seslenemedim bile o küçük parça içeri doğru kaçmadan çıkarmalıyım diye. Ellerim ve hatta tüm bedenim acaip bir titreme halindeyken cımbız marifetiyle o küçük ucuda çıkardım. Tam tırnağın kenarından bir delikle hayatıma devam ediyorum :) Çok şükür ki tırnağı delmedim ve iyi ki manuel olarak iğneyi geri kaldırmadım. Allah korudu yine. İnsanın kendine nazarı da böyle oluyor demek ki :) Bu yazıyı hazırlarken, keşke iğneli parmağın fotoğrafını çekseydim diye de aklımdan geçirdim ya! Pes diyorum kendime, e acı geçti tabi :)
Velhasıl-ı kelam şimdi tam bir terzi kabul ediyorum kendimi. Artık bir iğne deliğim de var!
Gelelim mi bugünün ürününe?
Burda dergisi 2006 ocak sayısı 107 numaralı pantolon. En çok 107 ve 112 numara dikiyorum sanki bak şimdi farkettim!
Kalıplarda 7 numaralı parça var ya fermuarın altından uzar gider de karşı kenarda kemerin iç yüzündeki düğmeyle buluşur. Hah işte sırf o parça için diktim ben bu pantolonu, nasıl yapılıyor öğrenmek için. Öğrendim, çok bi numarası yokmuş, yapılabilir bir detay.
Kumaşımın yün oranı çok yüksek, tam kışlık. Çok açık pembe ve bordo çizgilerle ekose desenli. 36 beden çalıştım ama yine de bol geldi. Arka ortadan bir miktar aldım içeri kemeri takmadan. Kemerde iç parçayı astar kumaşından yaptım çok kalın olmasın diye. Üst fotoğrafta da görüyorsunuz dip köşe işlerini çok düzgün yapamıyorum hala.
Cepleri, pantolon bittikten sonra el dikişiyle geri kapattım çünkü cebim varsa ben elimi o cebe sokarım. Erkenden cep ağızları kirlenmesin, esnemesin diye hazır aldıklarımda da kapattırırım ön cepleri.
Aman ne olur elinize kolunuza dikkat edin. Çok acıyormuş iğne deliği :)
Dikiş periniz de koruyucu melekleriniz de yanınızda olsun!
Sevgiler :)
Sonradan gelen not: Bu fermuarın altındaki parçanın adı patletmiş ve sevgili Miray bu yazısında çok güzel anlatmış nasıl yapılacağını.